Uncategorized

KOBİ’lerin sorunları birçok alanda olabilmektedir. Bu sorunlara detaylı bakmak için başlıklar altında incelemek gerekir. KOBİ’lerin temel sorunları aşağıdaki gibidir.

Amaç veya amaçlar dizisinin belirlenememesi.
Amaçlara ulaştırmayı kolaylaştırıcı veya sınırlayıcı faktörlerin yeterince analiz edilmemesi.
Alternatif planlar geliştirilmemesi.
Alternatif planların karşılaştırılmasında yetersiz kalınması.
En uygun seçeneğin belirlenmesinde bilimsel ilkelerden çok şahsi yetenek veya deneyimlere güvenilmesi.
Planların uygulanmasında astların göz ardı edilmesi veya tam katılımlarının sağlanamaması.

Örgütsel yapının oluşturulmasında KOBİ sahip, ortak ve/veya yöneticilerinin rehber olarak kullanabilecekleri kurallar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Amaç Birliği,
Kumanda Birliği,
Yetki ve Sorumluluk Denkliği,
Görevlerin Açıkça Belirlenmesi,
Hiyerarşik Basamakların Belirtilmesi,
Fonksiyonel Görev Benzerliği,
İşe Göre Adam,
Yönetim Birliği,
Sınırlı Yönetsel Alan,
Örgüt İçi Açık İlişkiler,
Yetki Devrine Gidilmesi,
Esnek Bir Yapı Kurulabilmesi,
Merkezi ve Yerinden Yönetim Dengesinin Sağlanması,
Örgütsel Yaşamda Sürekliliğin Amaçlanması.

KOBİ’ lerin genelde, küçük bir örgütsel yapıya sahip olmalarından dolayı, iş bölümü uygulaması daha kolay olabilir. KOBİ’lerde kimin ne yapacağı, kimden emir alıp-kime emir vereceği açık bir şekilde belirlenmiş durumdadır. Bu olumlu bir etkendir. Öte yandan küçük işletmelerde formel yapılanmaya yeterince önem verilmemekte, yönetici kimin ne yapacağını kendisi saptamaktadır. Bu da yöneticinin olmadığı zamanlarda işlerin aksamasına neden olabilmektedir.

Herhangi bir örgütün koordineli bir biçimde faaliyetini sürdürebilmesi için iyi bir biçimde yönetilmesi gerekir. Bu yönetim fonksiyonunu da Lider” bir yönetici yerine getirir.
Araştırmalar iyi bir örgüt yöneticisinin aynı zamanda etkin bir önder ve iyi bir lider olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Girişimci tarafından seçilen liderlik biçimi ve yönetimi, onun yönetici olarak etkinliğini de geniş ölçüde etkileyecektir. KOBİ’lerde uygun bir liderlik biçiminin seçilmesi, aynı zamanda işletme sahiplerinin amaçlarının gerçekleşmesine de yardımcı olacaktır.
Kobi’lerin Kategori Bazında Karşılaştıkları Sorunlar
Kobi’lerin sorunlarına bakarken kategori bazında karşılaştıkları sorunlar ve zorluklar büyük önem taşır. Kategori bazında karşılaşılan sorunlara yakından bakarak Kobi’lerin sorunlarını daha iyi anlamak mümkündür.

KOBİ’ lerin Kontrol (Denetim) Düzeyinde Karşılaştıkları Sorunlar
Kobi’lerde Tedarik Sorunları
Üretim Yönetimi İle İlgili Sorunlar
Pazarlama Yönetimi İle İlgili Sorunlar
İhracat İle İlgili Sorunlar
Kobi’ Lerin Ulusal Düzeydeki Sorunları Aşağıdaki Gibi Sıralanabilir:
Kobi’lerin İşletme Düzeyinde Karşılaştıkları Sorunlar:
Kobi’lerin Dış Pazarda Rekabet Gücünü Etkileyen Sorunlar
Kobi’lerde Finansal Yönetim İle İlgili Sorunlar
Kobi’lerde Muhasebe Yönetimi İle İlgili Sorunlar
Kobi’lerde İnsan Kaynakları Yönetimi İle İlgili Sorunlar
Kobi’lerde Halkla İlişkiler İle İlgili Sorunlar
Kobi’lerde Planlama Sorunları Ve Zorlukları
KOBİ’lerin Planlama Düzeyinde Karşılaştıkları Sorunlar KOBİ’lerde planlama da önemli bir alt işlevdir.
KOBİ’ler de diğer işletmeler gibi, aşağıda yer alan türden planlar yapmak durumundadırlar.
Bir seferlik veya sürekli planlar,
Stratejik ve yönetsel planlar,
Kısa, orta ve uzun süreli planlar,
Değişmez ve değişken planlar,
Genel veya işletmenin tüm departmanları ile ilgili planlar.
KOBİ’lerde yapıları itibariyle uzun vadeli planlama yapılamamakta ve genelde bir planlama uzmanı da istihdam edilmeyebilmektedir.

Planlamayı genelde işletme sahibi ve ortaklar yapmaktadır onların da çoğu kez sezgiye dayanarak planlama yoluna gitmeleri önemli bir dezavantajdır.
İşletme sahibi ve ortakları yeterli eğitim almamış olmaları ve yalnızca tahmin ve sezgi yoluyla planlamaya gitmeye çalışmalarıyla, karar almalarda hata payı gittikçe artabilmektedir.
Bu nedenle KOBİ’lerde planlama yapılırken, çok dikkatli olunmalı ve gelişen ortamlara göre planlar gözden geçirilip, gerekli düzeltmeler yapılabilmelidir.

Kobi’ Lerin Kontrol (Denetim) Düzeyinde Karşılaştıkları Sorunlar
Kontrol (denetim), KOBİ’ler açısından önem taşır. Kontrol, “işletme örgütünde gerçekleşen eylemler ile planlananların karşılaştırılması ve varsa sapmaların nedenlerinin saptanıp- giderilmesi süreci” dir.

KOBİ sahip, ortak ve/veya yöneticileri genel anlamda şu tür kontrol alanları içinde iş görmektedirler:
Personel yönetimi ile ilgili kontrol,
İşletme dışı, çevresel ilişkilerin kontrolü,
Tedarik aşamasından üretim sonrasına kadar kontrol,
Pazarlama kanallarının etkinliğine yönelik kontrol,
Yönetsel faaliyetlerin kontrolü,
Finansal kontrol.

İşletme ölçeğine göre farklılık taşısa da genel anlamda birçok işletme, kontrol fonksiyonu ile ilgili olarak aşağıda sıralanan sorunlar ile karşı karşıya kalmaktadır:
Mal ve hizmetler ile beşerî kaynaklarda kabul gören bir standart olmaması,
Örgütsel uygulamalarda zamanı etkin kullanacak yöntemler geliştirememek,
Mal ve hizmet üretiminde plan ve program yoksunluğundan kaynaklanan kargaşa ortamı,
Başarı değerleme ölçülerinde istikrarlı bir sistem geliştirmemek,
Bilgi işlem sistemlerinden yeterince yararlanamamak,
Düzeltici eylemlerin patron, ortak veya yakınlarının inisiyatifine bırakılması.

KOBİ sahip, ortak ve/veya yöneticilerinin kullanabilecekleri belli başlı kontrol teknikleri aşağıda sıralanmıştır:
1. Finansal kontrol teknikleri
– Finansal tablolar,
– Rasyo analizi,
– Kara geçiş analizi,
2. Raporlar
– Özel denetim şirketlerine ait raporlar,
– İşletme görevlilerine ait raporlar,
3. Bütçeler

Kobi’lerde Tedarik Sorunları
KOBİ’lerin sorunlarının başında gelen konulardan biri de tedariktir. Kobi’lerdeki tedarik sorunları ise aşağıdaki gibidir.

KOBİ’ lerin çeşitli malzemelere ilişkin sipariş hacmi düşük seviyelerde kalmaktadır. Bu işletmeler, finansman ve çalışma sermayesi bakımından daha kısıtlı imkanlara sahip olduklarından malzeme alırken sipariş miktarlarında, kısıtlamaları da göz önüne alarak sipariş vermek zorunda kalmaktadırlar.
Bunun sonucunda daha az fiyat indirimi (iskonto) sağlanabilmekte bu da birim mamul maliyetini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu işletmelerin büyük hacimli sipariş verip iskontolardan faydalanma yoluna gitmeleri halinde ise stok maliyetleri artmaktadır. Dolayısıyla bir maliyet kıskacı içinde kalmaktadırlar.
KOBİ’ler sipariş tarzı üretim yaptıklarından, ihtiyaç duydukları malzemeler, alacakları siparişe göre değişir. Sürekli olarak aynı malzemeyi kullanmadıklarından uzun vadeli malzeme tedariklerine gidemezler. Çoğu zaman mali durumları da büyük çaplı alımlara izin vermez. Bu nedenle bu işletmelerde istenilen malzemenin, istenilen miktarda ve istenilen zamanda tedarikinde büyük güçlüklerle karşılaşılır.
Üretim Yönetimi İle İlgili Sorunlar
Hammadde ve ana malların tedariğinde nitelik, miktar, ihtiyaç duyulduğunda bulunabilme ve fiyattan kaynaklanan bazı sorunlar yaşanabilmektedir.

Tedariklemede ortaya çıkan bir diğer darboğaz da sipariş edilen hammaddenin istenilen zamanda sağlanamamasıdır. Bazı hammaddelerin zamanında sağlanamaması nedeniyle işletmeler, siparişlerini karşılayabilmek için hammadde stoğuna yönelmektedirler. Bu ise, kaynak israfına yol açmaktadır. Stoklamaya gidilmemesi halinde ise, sürekli fiyat artışlarından yoğun biçimde etkilenmek her zaman mümkün olmaktadır.

Üretimde karşılaşılan bir diğer sorun da teknolojiden kaynaklanmaktadır. Bilgi işlem teknolojisinin yönetim, üretim ve dağıtım alanlarındaki etkinliğinin artması, işletme bazında yeni örgütsel düzenlemelere gidilmesi ve değişen tüketici talebi karşısında üretim sistemlerinin daha esnek bir yapıya kavuşturulması, bu dönüşümün en temel özelliklerindendir. Tüketici talebi artık daha kaliteli ve üstün tasarımlı farklılaşmış ürünlere yönelmektedir.

KOBİ’lerde emek yoğun üretim teknikleri daha yaygındır.
Büyük işletmelerde daha çok kütle üretim biçimi geçerli iken, KOBİ’lerde atölye tipi üretim tarzı yaygındır.
KOBİ’lerde iş bölümü çok ileri seviyelere götürülmemiştir.
Büyük işletmelerin üstünlüğü daha çok fiyat ve kalite konusundadır. KOBİ’lerin rekabet gücü ise daha ziyade teslim tarihinin çabuklaştırılması, sipariş verenin özel koşullarının dikkate alınabilmesi ve isteklerine uyum sağlanabilmesi gibi nitel konulardadır.
KOBİ’lerin bir başka önemli özelliği de, esnekliğini artırma çabasından kaynaklanmaktadır.
KOBİ’lerde, aynı zamanda işletme yöneticisi durumunda olan işletme sahibi, genellikle üretim tekniği konusunda tecrübeli, işin içinde yetişmiş, bu konularda bilgili bir kimsedir. Bu özellik, KOBİ’lerde ürün ve teknik yenilikler konusunda önemli bir potansiyel oluşturabilmektedir.
Pazarlama Yönetimi İle İlgili Sorunlar
KOBİ’lerin pazarlama işlevine ilişkin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
KOBİ’lerde pazarlama konusunda uzman kişilerin istihdam edildiği ayrı bir pazarlama bölümü yoktur.
Bu açıdan KOBİ’lerde “az gelişmiş bir pazarlama” anlayışından söz etmek mümkündür.
KOBİ’ler pazarlama araçlarından yeterince yaralanamamaktadırlar.
KOBİ’lerde düzenli bir pazarlama araştırması yapılmamaktadır.
Genel olarak KOBİ’lere ihracat pazarları kapalıdır veya bu işletmelerin ihracat pazarlarına girmeleri çok zordur (SDTŞ’ler bu açıdan önemlidir).
KOBİ’ ler, genellikle ürünlerinin pazarlamasında pahalı ve karmaşık satış kanalları ve satış örgütleri kullanamamaktadırlar.
Büyük işletmeler kitle üretiminin avantajlarından yararlanırlarken, KOBİ’ler yararlanamamaktadırlar.
KOBİ’ler daha çok yerel pazarlara hitap etmektedirler.
KOBİ’ ler genellikle sınırlı bir pazar payına sahiptir.
Yan sanayi olarak büyük bir işletmeye yarı mamul veya parça imal eden küçük işletmeler, pazarlama açısından oldukça dezavantajlı bir konumda bulunurlar. Talep tekeline sahip büyük işletme, KOBİ’ ye istediği şartları empoze etmekte, maliyetin altında bir fiyatı bile kabul ettirebilmektedir.

KOBİ’lerin pazarlama işlevine ilişkin başlıca üstünlükleri aşağıdaki gibidir:
Doğrudan (direkt) pazarlama,
Kişisel müşteri ilişkileri,
Pahalı ve karmaşık satış örgütünün olmaması,
Esnekliğin yüksek olması, – Satış giderlerinin azlığı,
Yalın ve küçük pazarlarda faaliyet gösterme,
Esneklik, yani müşterilerin özel arzu ve isteklerine cevap verebilme.

KOBİ’lerin pazarlamadaki temel sakıncaları ise şunlardır (Müftüoğlu, 1991, s.63):
Yetersiz pazarlama anlayışı,
Yetersiz piyasa araştırması,
Pazarlama araçlarından yeterince yararlanamama,
Sınırlı ve dar bir pazara bağımlılık veya alternatifsizlik,
Yan sanayi olarak çalışma durumunda alıcı firmaya bağımlılık.
İhracat İle İlgili Sorunlar
İhracata yönelmiş firmaların ihracatlarını geliştirme kapsamında karşılaştıkları başlıca sorunlar arasında kalite kontrolü ve standardizasyon bulunmaktadır. Ayrıca fiyat-maliyet ilişkisini doğru kuramamaları da bir sorun kaynağıdır.

Temelde, ihracatta KOBİ’ lerin kronik sorunları, ihracat pazarlaması yönetimi düşüncesinin ve yaklaşımının uygulanamamasından kaynaklanmaktadır. KOBİ’lerin ihracat sorunları kendi arasında; “KOBİ’lerin ulusal ve işletme düzeyinde karşılaştıkları sorunlar” olarak iki farklı grupta ele alınabilir.
Kobi’lerin Ulusal Düzeydeki Sorunları Aşağıdaki Gibi Sıralanabilir:
KOBİ’leri ihracata yöneltmek veya ihracatlarını geliştirmek için planlı bir strateji izlenmemesi,
Küçük sanayi sektörünü geliştirmeyi ve bu sektörün ihracata katkısını artırmayı hedefleyen amaçların açıkça ortaya konmaması,
Mevcut amaçların küçük sanayi sektörünün ihracatının geçekleştirilmesine yönelik olmaması,
KOBİ’leri desteklemek için belirlenmiş bir hedef olsa dahi alınan önlem ve uygulamaların bu amaca uygun olmaması,
KOBİ’ler için talep piyasasını koordine edecek bir kuruluşun olmaması,
İç piyasa şartlarının dış piyasaya göre daha cazip olması,
İhracatta mevcut uygulamaların KOBİ’lerin aleyhine işlemesi,
Bürokratik engeller,
Teşvik tedbirlerinin yetersizliği,
KOBİ’lerin organize olmamaları.
Kobi’lerin İşletme Düzeyinde Karşılaştıkları Sorunlar:
1. İhracata yönelik üretimin finansmanı için kredi bulma zorluğu,
2. Ucuz ve kaliteli hammadde bulma güçlüğü,
3. İhracat pazarlaması faaliyetlerinin sınırlı kaynaklar sebebiyle karşılanamaması,
4. Satış geliştirme, tanıtım faaliyetlerinin mali açıdan çok külfetli olması.
KOBİ’lerin Dış Pazarda Rekabet Gücünü Etkileyen Sorunlar
1. Kalite düşüklüğü,
2. Dış fiyatlamada yanlışlıklar,
3. Rakiplerin yeterince tanınmaması,
4. Hatalı pazarlama stratejileri,
5.İhracat konusunda bilgi ve eleman eksikliği,
6.İhracata yönelik üretim için kapasite yetersizliği, zor ve riskli olarak kabul edilen dış pazarlar konusunda psikolojik engeller,
7.Ürünlerin ihracata uygun olmaması,
8. Dış ticaret organizasyonlarının yeterince yardımcı olmaması.
Kobi’lerde Finansal Yönetim İle İlgili Sorunlar
Ülkemizdeki KOBİ’ ler, diğer ülkelerdekilere göre kredi hacminden daha az yararlanmaktadırlar. KOBİ’lerin bankacılık sisteminden kullandıkları kredilerin, toplam kredi içindeki payı çok fazla değildir.

KOBİ’lerin en önemli sorunu, kredi ve finansmandır. Kar marjları düşük olan KOBİ’ lerin gerek yatırım, gerekse işletme sermayesi oluşturmada uzmanlaşmış bankaların, hem yetersiz hem de kaynaklarının ihtiyaca cevap verememelerinden dolayı bu kaynaktan yararlanamayan sanayici, genel banka sistemine ve kredilerine başvurduğu anda da bir takım bürokratik uygulamalar, ödeyemeyeceği kadar yüksek faiz oranları ve ödeme koşulları ile karşılaşılabilmektedir.

Ülkemiz açısından bir diğer sorun da risk sermayesinde yaşanmaktadır. Risk sermayesinin gelişmemesinin en önemli iki nedeni vardır. Bunlardan biri ekonomik yapıdır. Büyük oranlarda risk içeren bu modelin yaşama geçirilmesi için devlet desteği beklenmektedir. Yüksek faiz oranları, yüksek enflasyon, para piyasalarındaki ani değişiklikler, risk sermayesiyle ilgili çalışmaların ertelenmesine neden olmaktadır. Bir diğer nedense risk sermayesi projesinin yönetimini üstlenecek olan şirketin kurulmasında ortaya çıkan sorunlardır.
Kobi’lerde Muhasebe Yönetimi İle İlgili Sorunlar
Özellikle küçük işletmelerde, muhasebe kayıtları sadece yasal bir yükümlülük olarak algılanabilmektedir. Buradaki muhasebe kayıtlarının, işletmenin gelecekteki özellikle finansal yapılanması için gerekli kaynakları oluşturduğu düşünülmeyebilmektedir. Muhasebe işlevlerinde bilgi işlem teknolojilerinin kullanımı Orta Büyüklükteki İşletmelerin bir kısmında kabul görmüşken; bir kısım Küçük ve Orta Ölçekli İşletme yönetimi, bu sistemleri uygulayabilecek teknik eleman eksikliği ile beraber parasal kaynak yetersizliği üzerinde durmaktadır.

Kobi’lerde İnsan Kaynakları Yönetimi İle İlgili Sorunlar
KOBİ’ lerin, işletmede çalışan personele ilişkin başlıca özellikleri şu şekilde belirlenebilir:

KOBİ’lerde insan faktörü büyük işletmelere göre daha büyük önem taşır. Bu olgu, KOBİ’lerde emek yoğun teknolojilerin önemli olmasının doğal bir sonucudur.
KOBİ’lerde alt düzeylerde çalışan personel genellikle nitelikli iş gücünden oluşur. Büyük işletmelerde ise genellikle düz işgören istihdam edilir.
İşletmenin üst ve orta yönetim kademelerinde çalışan personel içinse, genellikle tam tersi durum geçerlidir. Bu durum özellikle üst yönetim kademelerine ilerledikçe daha çok geçerlilik kazanır. Zira, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler finansman, pazarlama, muhasebe, Ar-Ge gibi çeşitli işletmecilik işlevlerinde uzman kişileri istihdam edilebilecek maddi güce sahip değildirler.
KOBİ’lerde yönetim ve personel arasında doğrudan bir ilişki vardır ve bu ilişki bireyselleşmiş durumdadır.
Personelin ücret düzeyi, büyük işletmelerde KOBİ’ lere göre genellikle daha yüksektir.
KOBİ’ lerde çalışan personelin, genel olarak işyerlerinden daha çok memnun oldukları görülebilir. Düşük ücret düzeyine rağmen böyle bir sonucun ortaya çıkması, muhakkak ki büyük ölçüde bu işletmelerde işgücünün işe yabancılaşması olgusunun asgari seviyede olmasından kaynaklanmaktadır.
Personel ile işletme arasındaki bireysel ilişki konjonktürel dalgalanmalarda kendini özellikle hissettirir. Ekonomik konjonktürün kötüye gittiği durumlarda büyük işletmelerin karlılık durumlarını koruyabilmek için genellikle ilk başvurdukları yol, işgören çıkarımıdır. Olumsuz konjonktürel şartlarda KOBİ’ler büyük fedakarlıkları göze alarak iş gücünü korumak gayretindedirler.
Kobi’lerde Halkla İlişkiler İle İlgili Sorunlar
Halkla ilişkiler, özel ya da tüzel kişilerin belirlenen hedef kitleler ya da halkla dürüst ve sağlam ilişkiler kurmaları, onları olumlu yönde etkileyen ve karşılıklı yarar sağlayan planlı çabalara girişmeleri şeklinde ifade edilebilir. Bir başka tanıma göre halkla ilişkiler, stratejik iletişim aracılığıyla, kamuoyunun tutumunu bir şirket, bir organizasyon veya bir enstitü karşısında, etkileme veya değiştirme yolu olarak izah edilebilir. Bu tanımda yer alan iletişim, strateji ve tutum değişmesi kavramları, halkla ilişkilerin ürün pazarlamasından ayrıldığı noktaları net olarak sergilemektedir.